3 Kasım 2010 Çarşamba

iron lilke lion in zion: bob marley & erykah badu night / bob marley ve erykah badu gecesi

http://fizy.com/#s/1ltxlg
bad boyz bad boyz. what u gonna do when they come for you?

ve bu gece sonunda eve dönüp dinleniyorum. Aslında şu an bir konser var ama biraz durmak iyidir. HEm Dani ile Lu, tatlı kabak çorbası yapmışlar. ve bir de koca bir şişe şıra var. şahane.

Viyana, nehir boyunca duvar resimleri - grafiti - ile dolu. Lu hem bizim performans fotolarını gösterdi; hem de viyana sokkalrında çektiği duvar resmi fotolarını. sonra flickr'a
baktım.
çok komik; şunu ÜSKÜDAR diye okudum:

"the perfect moment to start is always now"(bu da bu gecenin quote'u olsun.)

akademi yine yoğundu. bolca splatter filmleri seyrettik. yeni sunumlar vardı. Tam da duvar resmi yapan bir arkadaş... ardından da performans yapan bir arkadaş. sonra onunla bir sinema fuayesinde hesaplı ve lezzetli yemek yedik. bolca tazecik pesto soslu. sonra konsere daha çok var diye eve geldim ve çıkmam zaten diyordum ki çıkmayacağım.

burda genelde dukkanlar 7 civarı kapanıyor. market alışverişi çok nadir yapabiliyorsun. bizim eve yakın U3 durağının oralarda bir Türk dülkkan buldum. Tertemiz. Süt, peyn,r, zeytinyağı, birçok şey var. Aslında pastane. ama başka şeyler de var. Neyse işte zeytinyağı bitmişti zeytinyağı aldım. İyi oldu.

OKulda gelişmeler var. Aralık ayında kullanabileceğimiz bir bütçe vardı ama kimsede fikir yoktu mekan izinlerinin zaman almasından dolayı. ben de sokakta - public art - türevi bir dizi çalışma yapmayı teklif ettim. olacal sanki. cum akonuşacağız. hem sokak sanatı stratejilşeri orneklerini de soyle bir gozden gecirip tartışmış oluruz. iyi olur.

bu sırada, Valie Export'un bir kübü varmış bir meydanda galiba. öğreneceğim detaylı. onu da 3 ay sonra filan kullanabileceğiz- yani kullanabilecekler... ben herhalde İstanbul'dayım oz amana...

ve bir De Hoa ile bir sergi hazırlayacağız sanki. BEn alt katta bir performans - müzik - video gosterisi gecesi onerdim aslında. bakalım...

iron lion zion

bu sırada, birkaç hafta önce gittiğimiz sergide çok iyi işler vardı. tabi bir tanesi Sophie Calle'ın işiydi. ve diğeri, Jamaica'lı bir adamla röportaj ... O, en iyisiydi belki.
ve bir de, who's afraid of the black man? no one no one. then why are u running away diye bir video:)) hem anlamlıi hem guzel müzik. hem animasyonlu. beğendik. aslında not ettim kimin yaptığını bakarım ilgilenen olursa mesela ben ilgileniyorum. ama şu an çok uzakta defrterim. kocaman çantanın bir yerlerinde.

redemption songs

bir de sonbahar yaprakları çok çok şairane...
ve bir de gayuş senin için mavi tekerlekli bir bisiklet fotoğrafı çektim. tavanda asılı bir bisiklet.

ağaç fotolarını da tina'yı düşünerek çektim. yuklerim bir ara.

ve erykah badu ile tamamlayalım bu post'u:

duyduğum en guzel aşk ilanı şarkısı-ydı - yani ecnebi olanlarının arasında.
(heartache is all right. better than numbness.) ama şimdi biraz sıkıcı geldi. tabi erykah badu şahane.

bugun ne gunuydu?
7de kalkma gunu. arkadaşlardan guzel haberler, uzun mailler gunu. splatter filmleri gunu. metroda bulmaca cozen bereli adam gunu. ense günü (metroda oturanların bopyunları, enseleri - ayakta durunca gordugun kısım). sonbahar yaprkları gunu. ayrıca pembe defter gunu. ba-ba-ba diyen çocuk gunu. yeni bir sinema keşfi gunu. "pumpkin soup & sturm" gunu.









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder